12 Ağu Gelişmekte Olan Ülkelere Medikal Turizm Amaçlı Seyahat ve Fiyat Avantajları
Son yıllarda dünyanın pek çok ülkesinde plastik cerrahi ve estetik operasyon hizmetleri sadece zenginlerin yaptığı bir lüks harcama olmaktan çıkarak orta sınıf tabakaya da hitap eden genel bir hizmet kategorisi haline geldi. Gerek televizyonlarda yayınlanan programlar gerekse internetin ve sosyal mecranın sağladığı geniş iletişim ağıyla dünyanın farklı noktalarındaki insanlar, her zamankinden daha fazla fiziklerine özen gösteriyorlar ve sağlıklı yemekten estetik operasyonlara kadar pek çok alanda bilgi topluyorlar. İnsanoğlunun en eski çağlarından bu yana özellikle kadınlarda gençliklerini yitirmeme ve uzun süre genç ve çekici kalma arzusu, günümüzde medikal alandaki teknolojilerin gelişmesi ve bilgi seviyesinin artmasıyla mümkün hale geliyor. O kadar ki artık, kadınların yanı sıra sayıları azımsanmayacak kadar yüksek oranlarda erkekler de plastik cerrahi ve estetik amaçlı operasyonlara ilgi gösteriyor.
İnsanların söz konusu operasyonlara bu denli ilgi göstermesi, medikal sektörün de bu alanı karlı görerek bu alana her yıl milyarlarca dolar yatırım yapmasına sebep oluyor. Bu yatırımlarla her yıl birbirinden etkin araştırmalar yapılmakta, sektörde çalışan plastik cerrah ve estetisyenlere en iyi eğitimler verilmekte, daha az acıyla çok daha verimli, etkisi uzun süren operasyonların yapılmasına olanak tanıyan teknolojiler geliştirilmekte. Pek çok alanda farklı kollara uzanan bu sektörün insanoğlu var olmaya devam ettikçe giderek büyüyeceğini öngörmek mümkündür.
Eskiden plastik cerrahi ve estetik operasyonlarda Amerika ve Avrupa hem ileri teknolojileri hem de bilgili cerrahları ile dünya pazarını domine ederken özellikle son yirmi yılda gelişmekte olan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkeler pazarın cazibesini fark edip kendilerini bu alanda oldukça geliştirdiler. Günümüzde bu ülkeler özellikle Amerika ve Avrupa’daki plastik cerrahi ve estetik operasyonlardaki yenilikleri çok yakından takip edip aynı kalitede iş çıkarmak konusunda oldukça başarılı. Üstüne üstelik bu tip ülkeler, dolar karşısında ülkelerinin para değerlerinin düşük olması nedeniyle fiyat konusunda da çok avantajlı bir seçenek ortaya koyabilmektedirler. Böyle olunca da farklı ülkelerdeki pek çok insan, aynı yüksek kalitede ve fakat fiyat olarak daha ucuz olan gelişmekte olan ülkelerde bu operasyonları yaptırmayı tercih etmekte.
Mesela Amerika’da yapılan bir estetik operasyon 50-60 bin dolara çıkarken Türkiye’de aynı operasyonun maliyeti bunun beşte birine kadar düşük bir miktara inebiliyor. Özellikle plastik cerrahi ve estetik operasyonlarda başarı oranı yüksek olan isim yapmış doktor ve sağlık kurumlarında verilen hizmet Amerika’dakinden farklı olmuyor ve hatta bazı vakalarda Amerika’dakinden bile üstün olabiliyor.
Plastik cerrahi ve estetik operasyon olmak isteyen kişiler, hem yeni bir ülkede tatil yapma fırsatı hem de arzu ettikleri operasyonları gerçekleştirme fırsatı yakalayabiliyorlar. Bu da sözkonusu hizmetlerin bu ülkelerde alınmasını daha da cazip hale getirebiliyor.
Öte yandan Türkiye’de olduğu gibi bu alanlarda uzman pek çok sağlık kuruluşunun son yıllarda, kendi ülkelerinin sınırlarını aşarak Doğu Avrupa, Asya, Orta Doğu gibi farklı bölgelerde de şube açma yoluna gittiği görülmekte. Bunun nedeni bu bölgelerde plastik cerrahi ve estetik alanlarda oldukça yüksek bir talep olmasına karşın bu talebi karşılayacak bilgi birikiminin ve yatırımın bulunmamasıdır. Ancak dünyadaki globalleşmenin getirdiği vizyon, bu açılımın önünü açmaktadır.
Farklı ülkelerde yer alacak şubeler aracılığıyla farklı pazarlara daha rahatça hizmet verilebilecektir. Örneğin bir Avrupa vatandaşı kendisi için ulaşımı daha kolay olan ve Avrupa Birliği’nin vermiş olduğu güvencelere ve standartlara güvenerek Doğu Avrupa’da şubesi bulunan bir Türk sağlık kurumundan hizmet alabilecek iken Orta Doğu’daki bir kişi Türkiye’ye vize alma ve kalacak yer ayarlama derdiyle uğraşmadan kendi bölgesindeki bir Türk sağlık kurumundan arzu ettiği hizmeti rahatlıkla alabilecektir.
Türkiye özelinde ise bugün başarılarıyla isim yapmış pek çok cerrah ve estetisyen eğitimlerinin bir kısmını Amerika veya Avrupa’da almış oluyor. Sözkonusu kişiler her yıl dünyada bu alanlardaki öncü kongrelere katılarak hem son bilgi ve teknolojileri takip etme fırsatı buluyor hem de kendi bilgilerini paylaşarak uluslararası sektörde yer almanın yanı sıra önemli dergi ve yayınlara makale hazırlayarak dünya plastik cerrahi ve estetik alanlarına katkıda bulunuyor. Bu anlamda Türk doktorlarımızın Amerika ve Avrupa’daki medikal alanlarda oldukça saygın bir yere sahip olduğunu belirtmekte fayda var.
Bugün yurtdışındaki farklı ülkelerden pek çok kişi Türkiye’ye plastik cerrahi ve estetik operayonlar için gelmekte. Yurt dışında gerçekleştirilen startejik ortaklıklar, kısıtlı reklam çalışmalarının yanı sıra kulaktan kulağa iletişim ile Türkiye’nin bu alandaki rekabet avantajını yabancılar duymakta. Yabancıların bu operasyonlar için Türkiye’yi tercih etmeleri hem Türkiye ekonomisine hem de Türk sağlık sektörüne (ve sektör çalışanlarına) büyük katkı sağlayarak medikal turizmi ülkemiz nezdinde daha da çekici kılmaktadır. Arzu edilen bu sektörün devlet teşvik ve desteği ile de daha da güçlü ve global alanda iddialı bir kategori haline getirilmesidir.
Artık havayolu ulaşımının dünya genelinde eskiye nazaran daha ucuz olması, ülkeler arası seyahatin daha yaygın olması ve internet aracılığıyla bilgiye daha kolay ulaşılması, dünyanın farklı yerlerindeki pek çok insanı rahatlıkla aralarında Türkiye’nin öncülük çektiği ülkelere medikal amaçlı seyahat etmeye teşvik etmiştir. Operasyonlarını tamamlayıp ülkelerine geri döndüklerinde bu kişiler yaptırdıkları operasyonların başarılı sonuçları, aldıkları kaliteli sağlık hizmetleri (sağlık çalışanlarından hastane ve teknolojik cihaz kalitesine kadar) ve ülkede geçirdikleri güvenli ve keyifli zamanları çevreleriyle paylaşarak bu ülkelerdeki sağlık endüstrisinin en etkin reklamını yapmakta ve bu ülkelere her yıl daha da fazla insanın plastik cerrahi ve estetik operasyon amaçlı seyahat etmesine katkıda bulunmaktadır.